•  
  •  
  • Ana Sayfa
  • /HABERLER
  • /BMO
  • /İzmir Temsilciliği’nde Sansür ve Dijital Gözetime Karşı Dijital Aktivizm Etkinliği Yapıldı

İzmir Temsilciliği’nde Sansür ve Dijital Gözetime Karşı Dijital Aktivizm Etkinliği Yapıldı

Bilgisayar Mühendisleri Odası İzmir Temsilciliği’nde 11 Mart 2017 Cumartesi günü saat 14’te Oda Üyesi Diyar Saraçoğlu Sansür ve Dijital Gözetime Karşı Dijital Aktivizm başlığıyla bir seminer verdi. Dijital aktivizmin 2012 – 2013 yıllarında ortaya çıkan yeni bir terim olduğunu söyleyen Saraçoğlu, ilk başlarda sosyal medyanın kullanımı olarak anlaşılan kavramın, Snowden-Wikileaks sızdırmaları ve hack faaliyetlerini ve sokak eylemlerine çağrı için sosyal medyanın kullanımını da kapsayacak şekilde geliştiğini belirtti.

Saraçoğlu, 2010 Tunus Olaylarının ardından 2011 Mısır Ayaklanması ile İnternet çıkışının BGP Router’larından kesilmesiyle 3G dahil tüm İnternet kullanımının felce uğraması sonucu, radyo ve SMS’nin halk tarafından kullanılmasıyla alternatif iletişim olanakları için yeni bir dönemin başladığını söyledi. Anonymous’un hack eylemleri yanı sıra Edward Snowden, Julian Assange, Bradley Manning isimlerinden de bahsederken, 2008 yılında ABD’nin UYAP’ı sayılabilecek tüm halkın dava dosyalarını takip ettiği PACER’ın paralı hale getirilmesinin ardından sistemi hackleyip 2,7 milyon belgeyi kamuya açan ve sonrasında enformasyona erişim özgürlüğü konusunda bir manifesto yayınlayan Aaron Swartz’ı ayrı bir yere koydu. Swartz’ın RSS’in yaratıcısı olduğunu, dünyada İnternet kullanımı ve özgürlükleri konusunda sayısız çalışmaları bulunduğunu ve genç yaşında intihar ettiğini belirtti.

Cicero’nun Roma’dan Kilikya, Tarsus civarlarına sürüldükten sonra başkentten haber alabilmek için kendine bir ulak ağı kurduğunu, zamanın şartlarında dört hafta olan haber alma hızını iki haftaya indirdiğini, bunun Cicero’nun Webi olarak adlandırıldığını anlatan Saraçoğlu, enformasyonun doğru ve hızlı bir şekilde yayılma probleminin teknoloji öncesi zamanlardan gelen temel bir mesele olduğunu vurguladı.

Saraçoğlu, Allende Şili’sinde uygulanmaya çalışan Cybersyn Projesi ve bazı Sovyet uygulamalarının tüm enformasyonun merkezileştirilmesi, devlet tarafından kontrolü örnekleri olarak andı. 5 Kasım 2016’daki VPN kısıtlamasının 5651 Sayılı Yasa’nın 6. maddesinin, 1. fıkrasının ç bendine dayandırıldığını, devlet sansürüne karşı kablosuz mesh (örgü) ağlarının (WMN) dünyada gündeme geldiğini, Yunanistan’ın Sanrantaporo kırsal yerleşiminin, Almanya’da mülteciler için kurulan Friefunk, İspanya Katalonya örgü ağlarının başarılı örnekler olduğunu belirtti. Gotenna adlı ticari ürünün ise cep telefonlarına kurulan ek bir yazılım ve bir harici antenle radyo frekanslarını kullanarak sadece GPS’in çektiği bölgelerde SMS mesajlaşmasını mümkün kıldığını anlattı.

Saraçoğlu, takip ettiği uluslararası kurumlar arasında, Electronic Frontier Foundation (EFF), securityinabox.org sitesini ortak geliştiren iki kurum Tactical Technology Collective ve Front Line Defenders ile çevrimiçi destek hizmetleri de veren Accessnow’ı saydı.

En son sohbet kısmında, “Dünyayı Alaşağı Eden Büyük Veri” başlığıyla Türkçe’ye çevrilen ilginç makale, Data Detox Kit adlı çevrimiçi kişisel verilerin nasıl azaltılabileceğini anlatan kılavuz, Hyperface adlı yüz tanımayı engelleyen teknoloji ve “Aktivistler için Çevrimiçi Güvenlik Rehberi” başlığıyla Jillian C. York’tan Türkçe’ye iki Oda üyesi Enes Ateş ve İlker Kalaycı tarafından çevrilen makale üzerine konuşuldu.

Konuyu tarihsel gelişimiyle vererek, güncel vakalar ve ipuçları konusunda önemli bilgilerin verildiği etkinliğin söyleşi kısmında, bilgisayar mühendisi olan / olmayan katılımcıların katkılarıyla ufuk açıcı bir sohbet gerçekleşti.

Kaydet