Teknoloji, Ölüm Kusan Silahlara Değil, Hayat Kurtaran Ellere Hizmet Etsin!

Emperyalist saldırıların seyri, yapay zekâ teknolojisinin savaş makinesine eklemlenmesiyle kökten değişiyor. Uzun süredir devam eden görüş ayrılıklarının ardından Trump yönetimi ile yapay zekâ devi Anthropic arasında patlak veren kriz, bu yeni savaş teknolojisinin ne kadar merkezi bir konuma geldiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Geçtiğimiz cuma günü Trump yönetimi, bağlı tüm kuruluşlarına Anthropic ile iş birliğini durdurma emri verdi. Pentagon, şirketi resmî olarak “güvenlik tehdidi” ilan ederek şirketle ilişkileri kesti. Ancak bu kararın ardından asıl çarpıcı gerçek ortaya çıktı: ABD’nin savaş stratejileri, bir teknoloji şirketinin yapay zekâ modeline o kadar bağımlı ki bu modeli değiştirmek aylar sürecek.
Anthropic’in geliştirdiği Claude yapay zekâ modeli, artık sadece bir yazılım değil, emperyalist ordunun “dijital beyni” konumunda. İstihbarat değerlendirmelerinden hedef tespitine, savaş senaryolarının simülasyonundan operasyon planlamasına kadar kritik görevlerde kullanılan Claude, bugün Pentagon’un saldırı sistemlerinin ayrılmaz bir parçası.
Yapay zekâ, komuta odalarından çıkarak doğrudan operasyonların içine yerleşiyor. Orta Doğu’daki ABD Merkez Komutanlığı başta olmak üzere dünya genelindeki tüm komutanlıklarda aktif olarak kullanılan bu teknolojinin yakın zamanda Venezuela eski Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik operasyonlarda da sahaya sürüldüğü hakkında iddialar var.
Pentagon, Anthropic ile yollarını ayırır ayırmaz, ABD’li Büyük Teknoloji şirketleri “vatanseverlik” yarışına girdiler. Hükümetin Anthropic ile yaşadığı krizi fırsat bilen ChatGPT’nin üreticisi OpenAI ve Elon Musk’ın xAI’si ile yapılan anlaşmalar, ABD emperyalizminin bu teknolojiye olan bağımlılığını da kanıtlıyor. Savaş makinesi, hangi şirketle çalıştığından bağımsız olarak, işleyişini sürdürecek bir yapay zekâ bulmak zorunda.
Ancak söz konusu yapay zekâ sistemlerinin şirket sözcülerinin iddia ettiği kadar mükemmel çalışmadığını da biliyoruz. Acaba ABD’nin İran’da bir okula düzenlediği ve 150 kız çocuğunun katledildiği saldırı, “halüsinasyon gören” bir yapay zekânın teknik hatası mıydı, yoksa gözü dönmüş ABD emperyalizminin bile isteye gerçekleştirdiği planlı bir katliam mı?
Yanıtını tam olarak bilemiyoruz… Ama ister bir algoritma hatası olarak görünsün ister kasıtlı bir saldırı, sonuç değişmemektedir: Teknoloji, emperyalizmin elinde sivilleri hedef alan ölümcül bir silaha dönüşmüş durumdadır.
Teknoloji, insanlığın ortak vicdanının ve aklının bir ürünü olarak, yaşamı kolaylaştırmak, bilgiyi paylaşmak ve geleceği inşa etmek için var olmalıdır. Yapay zekâ gibi devrim niteliğindeki bir gücün, çocukların katledildiği okulları hedef alan bir savaş aracının temel bir parçası haline gelmesi, insanlık adına utanç vericidir.
Bir kez daha haykırıyoruz:
Savaşlar son bulsun!
Teknoloji, ölüm kusan silahlara değil, hayat kurtaran ellere hizmet etsin.
Hiçbir çocuk, hiçbir sivil, hangi coğrafyada olursa olsun savaşın hedefi olmasın.
İnsanlık, ortak aklını ve bilimsel birikimini barışa, adalete, eşitliğe ve özgürlüğe dair umutları büyütmek için kullansın.
