BMO 5. Olağan Genel Kurulu
Sonuç Bildirgesi Yayımlandı

Bilgisayar Mühendisleri Odası’nın 15 – 16 Ağustos 2020 Cumartesi-Pazar günlerinde gerçekleştirilen 5. Olağan Genel Kurulunda Sonuç Bildirgesi Komisyonu tarafından hazırlanan metin oybirliğiyle kabul edildi. Odanın güncel durumunu, görevlerini ve son dönemde yaşanan gelişmeleri değerlendiren bildirge, üyelere birlikte üretme ve dayanışma çağrısıyla sona eriyor.

Tam metni aşağıda yer alan bildirgeyi belge olarak da indirebilirsiniz.

BMO 5. Olağan Genel Kurulu Sonuç Bildirgesi

Dünyamız ve ülkemiz, küresel Covid-19 salgını nedeniyle zor günler geçiriyor. Tüm insanların sağlığını tehdit etmesinin yanı sıra yaşam koşullarımızı, çalışma koşullarımızı, toplumsal ilişkilerimizi ve ekonomiyi derinden etkileyen bu salgının en önemli etkilerinden biri de bilişim teknolojilerinin yaşamımızdaki yeri ve öneminin anlaşılması ve artması oldu. Böyle bir dönemde Bilgisayar Mühendisleri Odası’nın 5. dönemine başlarken, salgın nedeniyle evlerinden çıkamayan milyonların gerek sosyalleşmek gerekse çalışmak için kullandıkları bilişim altyapılarını tasarlayan, geliştiren, kuran ve ayakta tutan bilişim emekçilerini selamlıyoruz.

BMO’yu 10. yılını kutlayacağı 2022 yılına taşıyacak yeni bir dönemin heyecanını yaşıyoruz. Geçtiğimiz 8 yıla baktığımızda, Türkiye’nin çok zorlu ve çalkantılı süreçlerden geçtiğini söyleyebiliriz. Bütün bu gelişmelerden doğrudan etkilenen meslek odamızın bilimden ve toplumdan yana bağımsız ve dik duruşunu korurken, bir yandan mesleğimize, meslektaşlarımıza ve ülkemize olan sorumluluklarımızı yerine getirmeye devam ettik. 5. dönemde de tüm bu çalışmalarımızı aynı istek ve istençle sürdürmeye kararlıyız.

Ülkemizin yoğun gündemi içerisinde, gerek meslek alanımızı gerekse ülkenin bilişim politikalarını derinden etkileyen gelişmeler yaşanmakta. İktidarın hiçbir bilimsel ve toplumsal altyapı çalışması yapılmadan ortaya attığı “1 Milyon Yazılımcı Projesi”ne karşı “Meslek Alanımızdaki Sorunları Artıracak Siyasi Projelere Karşıyız” diyerek meslek alanımızı ve meslektaşlarımızın haklarını savunduk, savunmaya devam edeceğiz. İnternet ortamını baskı altına almayı amaçlayan sosyal medya düzenlemesi gündeme geldiği andan itibaren bu düzenlemenin bilişim alanımıza ve toplumsal haklarımıza getireceği zararları anlatarak yapılmak istenen değişikliklere karşı sesimizi çıkardık. Değişiklik bütün itirazlara karşın yasalaşmış olsa da özgür, sansürsüz bir İnternet için mücadelemizde kararlıyız; çünkü biliyoruz ki “İnternet Yaşamdır”. Meslektaşlarımızın çalışmakta oldukları işyerlerinde karşılaştıkları hukuksuzluklara da sessiz kalmadık; meslektaşlarımıza hukuksal destek sağlayarak, kamuoyunu bilgilendirici açıklamalar yaparak onların haklarını savunduk. Her türlü haksızlığa ve hukuksuzluğa karşı meslektaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Kamu kurumu niteliğinde meslek odası olmanın getirdiği kamusal sorumlulukla kamusal varlıklarımızı ve mesleki haklarımızı savunan Odalarımıza ve birliğimiz TMMOB’ye yönelik saldırılar yaşanırken bu saldırılara karşı birliğimizle birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz. Tüm bunların yanı sıra geçmişte olduğu gibi, ülkemizde yaşanan toplumsal gelişmelere de duyarsız kalmayacağız. Kadın cinayetlerinin durmak bilmeden yaşandığı ülkemizde “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır” diyerek kadınların, başta yaşam hakkı olmak üzere tüm haklarını savunmayı kendimize görev bileceğiz. Tüm antidemokratik uygulamalara, hukuksuzluklara, toplumu ayrıştıran politikalara, kamusal varlıklarımızın yağmalanmasına karşı sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.

Odamızın kurulduğu günden bu yana kurumsallaşma yönünde yapılan çalışmalar durmaksızın devam ediyor. 4. dönemde bu konuda atılan büyük adımları sürdürüp odamızın kurumsal varlığını 5. dönemde daha da güçlendireceğiz. Genel merkez ve temsilciliklerimizde yürütülen Oda etkinliklerini ve salgın koşullarında çevrimiçi ortamda yaptığımız etkinlikleri geliştirerek meslektaşlarımıza ve meslektaş adaylarımıza dönük hizmetleri artıracağız. Üyelerimizin mesleki gelişimine dönük eğitim faaliyetlerimizi çeşitlendirerek çoğaltacak, henüz üyemiz olmayan meslektaşlarımızın da Odamıza üye olmaları için çabalarımızı yoğunlaştıracağız. Mesleğimizin niteliğinin korunabilmesi için üniversitelerde ilgili bölümlerle, akademisyenlerle ve öğrenci topluluklarıyla çalışmalar yürütmeye devam edeceğiz. Yetersiz fiziksel altyapı ve akademik kadrolarla her yere bilgisayar mühendisliği bölümleri kurularak toplam kontenjanı 13 binin üzerine çıkaran, nitelikli eğitim alamayarak mezun olup işsizliğe mahkûm olan binlerce genç meslektaşımızın ortaya çıkmasına sebep olan eğitim politikalarına karşı çıkmaya, bilgisayar mühendisliği eğitiminin niteliğinin artırılması için çalışmalar yapmaya devam edeceğiz.

BMO’nun kuruluşundan bu yana bilişim teknolojileri hızla gelişir ve yaşamın her alanında etkisi hızla artarken mesleğimiz de aynı derecede önem kazanmıştır. Üniversite-kamu-özel sektör bileşenlerinin etkin olduğu meslek alanımıza BMO kayda değer katkı ve müdahalelerde bulunmuş, yaptığı çalışmalar ve üretimleriyle ismini duyurmuş ve belirli bir yer edinmiştir. Bu, Türkiye tarihinde ilk kez, bilgisayar mühendislerinin ortak sesini ve sözünü güçlü bir şekilde duyuruyor olması demektir. BMO’nun attığı her adım, yaptığı her açıklama, yürüttüğü her çalışma BMO’ya yönelik ilgiyi artırmış ve yeni beklentiler yaratmıştır. İşte, BMO’da yeni bir döneme başlarken tüm üye ve meslektaşlarımızı, Odamızın hedefleri ve çalışma programı doğrultusunda, bu beklentileri karşılayacak çalışmaları yaşama geçirmeye davet ediyoruz.

Hayallerimizin uzağında olduğumuzu biliyoruz; ancak kat ettiğimiz yola baktığımızda bir o kadar yakın olduğumuzu da… Bu yolun bu topraklardaki başlangıcında 1960’ta Türkiye’ye gelen ilk bilgisayarı gördüklerinde kalpleri heyecanla atan mühendisler var. Kamu kurumlarında bilgisayar altyapılarını kurmak için sabahlayan programcılar var. Türlü teklif ve imkânı elinin tersiyle itip Trabzon’a bilgi işlem merkezi kurmaya gittiğinde yaşamını yitiren Dr. Necdet Bulutlar var. Türkiye’nin ilk bilgisayar mühendisliği bölümleri için öğretim elemanı yetiştirmenin yanı sıra bilişim terimlerini Türkçeleştiren Prof. Dr. Aydın Köksallar var. Türkiye’nin ilk İnternet bağlantısı ve sonrasında İnternet’in yaygınlaşması için canla başla çalışan Prof. Dr. Oğuz Manaslar, Doç. Dr. Mustafa Akgüller var. Ve Türkiye’nin bilgisayar tarihini ilmek ilmek ören daha nice öğretmenimiz, büyüğümüz, meslektaşımız…

İşte, bu mirası sahiplenen ve geleceğe taşımayı görev bilen bilgisayar mühendisleri olarak mesleğimize, haklarımıza ve meslek alanımıza daha fazla sahip çıktığımızda, çok daha büyük hayaller kurabileceğimizi de biliyoruz; ürettiklerimiz ve emeğimiz üzerinde daha fazla söz söylemeye başladığımızda birer uygulayıcı ve izleyici olmaktan çıkıp geleceği şekillendirecek gücümüz olduğunu da…

Bilgisayar Mühendisleri Odası’nın 5. dönemine başlarken tüm meslektaşlarımızı dün, bugün ve yarın arasındaki bağı her gün yeniden kurmaya; bilimin ve aklın ışığında birlikte üretmeye; dayanışmaya, paylaşmaya; daha güzel bir ülke, daha iyi bir dünya için çalışmaya davet ediyoruz.

Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki o sloganla, hep birlikte yürüyelim: “Her şeyi kendimizden bekleriz”.


© 2020 TMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası